
oyalayamıyorum kendimi, oyalayamıyorum hayatı...içimdeki garip sızının sebebi ne?...nedir hayattan zevk almamak için yaşama döndüğüm sırtımın acısı?..kayboluvermek lazımmış bazen,önünde akıp giden saatlerin an'larında...
yada gökyüzünden çıkıp geliverecek bir nur'un kalbime sapladığı aşk okuyla savrulup gitmenin hazzını tatmalı mıydı bedenim,oyalamak için kalan sürenin ...
belki birgün bir yerde, birgün bir dönemeçte karşılaşıverirse ellerim, sıkı tut yada bırak sonsuza değin....
yaşamak dediğin karanlık dehlizlerinde savurmaktır düşlerini...açmadığın kapılar, açamadığın gönüller, giremediğin adreslerde duy hüznümü...hüznün deliverenleri açtığında üstüne korkmadan basıp geçebilmelisin...

ben geçecek yol bile bulamadım daha kaldı ki bir dev ormanın içinde olsam ne fayda...
üstüne bastığım hayatın ta kendisi...insan korkularından arınmalı mı yada samimi olabilir mi yaşadığı dünyaya?...
korkunla öğrendiğin aşk kokusu sindiğinde üstüne, yapışıp kalıveriyor yakan yanı sadece...
öyleyse ne demeye korkularını avuçlarının arasından bırakıvermiyorsun....
sebepsiz kalp atışı olmaz biliyorsun...
aldığın nefesin nefesime karışsın istemez miydim sanıyorsun...
kalbim ağrıyor...
yüreğimin üstünde koca bir aşk yatıyor...
sevmenin büyüsüne kapıldı görmeyen gözlerim...
bir ışık yak içimdeki sonsuzluğa....
belki öğretebilirim...
belki kendimi sevmeyi kendime...

güz kavrulmuş ellerimde, sesimde ses yok, tadımda acı, yangınım deli...
gözüm aydın olsun hayat...
seviyorum seni....
TATLI_RUYAM_SN...
resimlerde emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ederim...